Yargı Reformu ile ilgili; Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi'nin 26-27 Şubat 2010 tarihlerinde, 31 ilde ve 1346 kişi üzerinde yaptığı anket, halkın yargı reformunu büyük bir iştiyakla desteklediğini ortaya koymaktadır. Burada Yargıdan kastımızın yerel mahkemeler değil üst mahkemeler olduğunu belirterek anketten hareketle şöyle bir saptama yapalım: Halkımız Yargıyı son derece soğuk, korkutucu ,taraflı ve Devlet hiyerarşisinin bir parçası olarak görmektedir. Ankete katılanların % 57,8’i Hükümetin yargı makamlarına müdahale ettiğini düşünürken, Genelkurmay'ın yargı kararları üzerinde etkili olduğunu düşünenlerin oranı ise yüzde 39,9.
Vatandaşın yargı ile ilgili temel algısı genellikle olumsuzdur. Bu yüzden yargıda yapılacak her türlü reform, düzenleme ve yenilik halkın büyük desteğini alabilir. Ankete baktığınızda tüm partililerin Anayasanın değiştirilmesini talep ettikleri ve böyle bir değişikliğin referanduma sunulması halinde buna olumlu oy kullanacakları görünmektedir.(% 70) Yani halk, Anayasanın kendilerine dar geldiğini, vizyonunun halkın vizyonu ile örtüşmediğini ve derhal yeni bir sivil anayasa yapılması gerektiğini düşünmektedir.
Yeni bir Anayasaya ihtiyaç duyulması son yargı tartışmalarından sonra iyice belirgin hale gelmiş ve ertelenemez bir durum almıştır. Anayasa Mahkemesi’nin 367 kararından tutun, HSYK ve Danıştay’ın bazı uygulamalarına kadar kamu vicdanında makes bulmayan, halkın gerekçelerini ve usulünü paylaşmadığı bir takım kararlar yargı alanında yeni bir düzenlemeyi zaruri hale getirmiştir. Tabii, Yargı alanında düzenleme derken bütünüyle yargı birimlerinin bağımsızlığına halel getirecek bir değişiklikten bahsetmiyoruz. Ancak Yargı makamlarının da halkın hassasiyetlerini dikkate almaları, kamu vicdanını önemsemeleri gerekir. Zira kanunlar da halkın huzur ve güvenliği için yapılmaktadır. Halkın huzuru için yapılan kanun halkın hiçbir şekilde tasvip etmediği bir uygulamaya dönüşürse amacından sapmış olur.
Bu amaçla yapılacak yargı reformunda; tüm kurumların işlemlerinin yargı denetimine açılması, bazı üst mahkemelerin yapısında değişikliğe gidilmesi, Anayasada bazı değişiklikler yapılarak yargı kurumlarının görev ve yetkilerinin sınırlarının netleştirilmesi gerekmektedir. Maalesef son zamanlarda yaşanan olaylar ülkedeki kurumsal güvenirliği büyük oranda zedelemiştir. Bu güvenin yeniden tesisi için toplumsal uzlaşı ile yeni bir anayasa yapılması ve gelişmiş ülkeler örnek alınarak sistemin gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Böyle bir uzlaşı için herkesin ideolojik gözlüklerini bir yana bırakması, Devletin, Anayasanın, Yargı kurumlarının gerçek varlık sebebi olan halkın huzur ve güveni için evrensel hukuk ölçülerine uygun bir reform yapılarak hukuk sistemi kendisinden beklenen tarafsız,objektif ve güvenilir konuma yükseltilmelidir. |