Şenköy Kızılcık Şenliği’ne büyük Marmara Depremi’nin ardından 2000 yılında başladık.
O yıllardaki Yalova Valisi Sayın Nihat Özgöl’ün, Yalova Belediye Başkanı Sayın Yakup B. Koçal’ın, Çınarcık Kaymakamı Sayın İsmail Hakkı Develi’nin, Tarım İl Müdürü Sayın Eray Dündar’ın ve Tarım İlçe Müdürü Sayın Kenan Karaabat’ın küçük bir köyde başlayan tarımsal etkinliğe verdikleri desteği unutmak mümkün değildir.
Tarım İl Müdürü ile Tarım İlçe Müdürü’nün böyle bir işe öncülük yapmalarındaki heyecan ve mutlulukları azımsanacak gibi değildi.
Şimdi keşke hepsi bir araya gelip Şenköy Kızılcık Şenliğini bir kez daha onurlandırsalar…
Bir de rahmetli Hikmet Yurdagül…
Kendi köyünün, kendi evinin etkinliği gibi bu işe el uzattı.
Köy ortamında zor oluyor tabi ki bu tür etkinlikler.
Fakat bu konuda Şenköy, büyük bir şansa sahip diyebilirim. Çınarcık belediyesi başta olmak üzere Teşvikiye, Kocadere ve Esenköy Belediyeleri her zaman desteklerini verdiler.
İl Genel Meclisi ve Özel İdare de köylülerin ve çiftçilerin destekçisi olmaya devam ediyor.
Aslında çevremizdeki her kurumun yardımını görüyoruz. Tamamını yazmaya çalışsam bu sefer köşe yazım içine sığmaz.
Ama ben ilkleri anlatmak istedim.
Öncülük yapanları onuncu seneye bir yıl kala anmayı vazife sayıyorum.
Şimdilerde köy Muhtarı Hüseyin Yılmaz bu işi gayretle götürüyor. Yardımcı olmak, doğduğum büyüdüğüm köye en öncelikli vazifemdir.
Asıl konuya geçmek istiyorum.
Bu tür etkinliklere en fazla köylerimizin ihtiyacı vardır.
Çevreyle kaynaşma açsından da öyle, illerinin seçilmiş ve atanmışlarını yakından tanımaları bakımından da….
Köylerini ve ürünlerini tanıtma işi ise konunun en önemli boyutudur. Şenköy, ürününü tanıtmada başarılı oldu. Tek sıkıntısı İstanbul Bayrampaşa Hali’nin dışında yeni alternatif pazarlar geliştiremedi. Bu konuda öncülük yapacak kurumlara ihtiyaç var.
Şimdi bize bir vazife daha düşüyor. Bu işi sırtlanacak gençleri yetiştirip sorumluluk altına sokmanın zamanı geldi. Çünkü bu etkinlik benimsendi.
Hiç unutmuyorum Yalova Belediye Başkanı Yakup Koçal, ikinci şenliğe katıldığında, “Sakın yılmayın, sabırla devam edin, bu işi kabul ettirmek kolay değildir.” demişti. 2001 yılıydı herhalde. Biz de başardık gibi.
En büyük sevincim, bu tür etkinliklerin Yalova köylerinde yaygınlaşmış olmasıdır.
Çilek ve kiraz, karpuz, salatalık şimdilerde tanıtılan ürünler.
Bal ve ıhlamur tanıtım etkinlikleri başlamışken bırakıldı. Öncülük yapılmasını ve yeniden faaliyete geçilmesini arzu ediyoruz.
Daha önemli ürünler ise tanıtılmayı bekliyor. Akköy bamyası gibi…
Yalova, ilçe, belde ve köyleriyle birlikte bütünleştiğinde daha güçlü ve derli toplu bir olmayı başarabilir.
Turizm, sanayi Yalova için hep konuşuluyor da tarım hiç ihmal edilmeyecek bir alandır. Turizme evet ama köylülerin tarımsal alanları satıp kenara çekilmesini önleyecek tedbirler de alınmalıdır.
Her yer imara açılmamalı, tarım alanları korunmalı ve Yalova’nın köyleri de olmalıdır. Böyle giderse köylünün elinde yer kalmayacak ve çiftçilik de yok olup gidecektir. Son on yılda köylülerin elinden çıkan arazilerin oranları çıkarılsa ne kadar kayıpta olduğumuz ortaya çıkacaktır.
1 Ağustos Pazar günü önce Kılıçköy’de saat 13.30 da Karpuz Festivali, saat 17.30’da da Şenköy’de Kızılcık Şenliği yapılacaktır.
Her iki köy muhtarının da emekleri karşılık bulur diye temenni ediyorum. Ne kadar içten ve özverili çalıştıklarını yakından biliyorum.
Köylümüzü ve çiftçimizi desteklemek hepimizin görevidir.
Köy kahvelerinin muhabbetlerine konu olmak herkese nasip olmaz.
Köylünün hafızası çok kuvvetlidir.
Kendisine gösterilen yakınlığı ise hiç unutmaz.
Şenlikler, festivaller bahanesi olsun.
Bir günümüzü de köylümüzün ve çiftçimizin dostluğuna ayıralım diyorum. |