Bazılarımıza göre üzerine bastığımız maddedir. Bazılarımıza göre de bizi sırtında taşıyan bir dost. Toprak, şüphesiz ki bereket kaynağı, ana kucağı, neticede öldüğümüzde bizi barına basan vefalı bir kucaktır.
Şairler, yazarlar, düşünürle ne de çok şeyler söylemişler toprak için. Kemal Tahir’e göre toprak anadır. Ama ben annemin yerine hiçbir şeyi koyamadığım için toprak ana
diyemiyorum. Yetiştirici ve besleyici özellikleriyle o hem ana hem babadır. Yani ebeveyn.
Fakat en güzelini bütün sıcaklığıyla rahmetli Veysel söylemiş:
Karnın yardım kazmayınan, belinen.
Yüzün yırttım, tırnayınan, elinen.
Yine beni karşıladı gülinen,
Benim sadık yarim kara topraktır.
Şüphesiz sadıktır. Veysel de özlediği sadık yarine kavuşmuştur. Çocuk yaşta çiçekten gözleri kapanan Veysel’in gördüklerini biz gözü açıklardan kaçımız görebiliyoruz?
İşte böyle… Emeklilikte benim de işim, uğraşım toprak. Sağlık açısından çok faydalarını gördüm. Şehirde beton yığınlarının içerisinde yaşayanların, gürültüden başı şişenlerin yüklendiği elektriği toprak bir güzel çekiyor. Ayakkabılarınızı çıkarın, çoraplarınızı çıkarın, ona basın, yeter. Stres denilen nesneyi de emdiğine şahidim.
Toprak insanlara hep bir şeyler verir. İnsan ona emek versin, o insana neler neler verir…
Biz üreticiler için toprağın bir de ‘verim’ boyutu vardır. Öyle ya, üzerine bir fidan diktik. O cins meyve fidanı topraktan ne ister? İstediklerinden hangisinden toprakta ne kadarı var? Bunları bilmek lazım. Tamamen bir dengeli beslenme meselesi… Artık bilim ilerledi. Araştırma Enstitüsü burnumuzun dibinde. Dahası oradan emekli olup büro açan kariyerli Teknik Tarımcılar var aramızda. Dikim öncesi iki avuç toprak götürüyorsunuz, ekili veya dikili ne varsa onu söylüyorsunuz, size doktor reçetesi gibi sonucu veriyorlar. Meyvenizin aradığı gıdalardan toprağınızda şu yeterli şu az şu yetersiz… Hangi gübreden dekar başına kaç kilogram kullanacağınızı da yazıp elinize veriyorlar. Geriye ne kaldı? Bakım, emek..
Artık tam ekim-dikim ayları. Toprağı dost bilip ilgilenelim. Analizini yaptırıp bilgilenelim. Gerisi kolay…
|