Flash Player Yüklemeniz Gerekmektedir

Get Adobe Flash player

HABER ARA :

Alternative content

Get Adobe Flash player

Alternative content

Get Adobe Flash player

Alternative content

Get Adobe Flash player

İbrahim YURDAGÜL


Bir tarafta Yalova ekonomisi diğer yanda belediye ekonomisi!

2010’un ilk çeyreği ile birlikte Yalova’da ekonomik anlamda bir toparlanma süreci başlayacak mı, yoksa son iki yılı aratan moral bozukluğu ile yaza mı hazırlanacağız?

Kabul edilmesi gereken bir gerçek var ki, Yalova’da ticaret ‘sıfır’ noktasına gelmiş vaziyette. Bu durumun belli başlı nedenlerini şöyle sıralayabiliriz: Bir defa üniversitede taşlar tam manasıyla yerli yerine oturmadı. Henüz fiziki yapılanma bile tamamlanamadı ve gidişat en iyimser tahminle 2010’un kayıp yıl olduğunu, 2011’in ise ‘belki’ şeklinde bir belirsizliğe mahkum olduğunu ortaya koyuyor. Sanayide bugün itibarıyla bir kıpırdanma yok. Aslına bakılırsa Yalova’nın geleceği gemi yan sanayide, ancak tersane bölgesi derlenip-toparlanmadan, siparişler ve buna bağlı üretim belli bir noktaya gelmeden, sektöre bağlı yan sanayinin konuşlanması da uzun sürecek gibi görünüyor. Turizm dediğimiz hadise tamamen Termal’in gelişmesi ile bağlantılı. Zira, mevsim itibarıyla yaz turizmine pek müsait olmayan Yalova, ancak kış turizminin (Termal ve çevresi), kaplıca turizminin (Termal, Armutlu), doğa turizminin (Esenköy, Teşvikiye, Kocadere), din ve tarih turizminin (Termal, Altınova) bir arada, planlı-programlı bir yapıda yürütülmesi ile belli bir noktaya gelebilir; ki bu da akşamdan sabaha olmaz.

Dolayısıyla, Yalova’da bitmiş durumdaki ticaret; sanayi, turizm ve üniversite şekillenmeden kıpırdamayacağına göre iş düğümleniyor ‘mevcut durumun korunmasına, mevcut şartlar altında akılcı davranmaya’.. İşte asıl fırtına da bu noktada kopuyor; Yalova’da. Zira, Yalova’da zaten son derece kısıtlı olan ekonomi, tüketim sektöründe ağırlıklı olarak ÖZDİLEK ve KİPA yoluyla iyice çıkmaza giriyor. Çünkü, Yalova’nın parası, bu firmalarda çalışanların ücretleri, yani istihdam dışında, tamamen Yalova dışına yöneliyor. Yalovalı üreticinin malının satılmadığı büyük alışveriş merkezleri, dayanılması mümkün olmayan rekabet avantajı ile Yalova esnafını-tüccarını bitirmiş durumda. Hal böyleyken Yalova’da ayakta durmayı becerebilenler Yalova dışına, ülke dışına malını pazarlama imkanına sahip olanlar. İşi iç piyasa, Yalova piyasası ile olanlara bugün itibarıyla ‘geçmiş olsun’dan başka bir şey söylenemez. Ve bu gidişin bir biçimde önüne geçilemez ise, yani, Yalova’nın dinamikleri, yerel kuruluşları desteklenmez, tercih edilmez ise önemli bir çoğunluğunun icra kapılarında!!, küçük bir azınlığının ise işin gırgırında!! olduğu bir şehir olup çıkacağız. Yalova’da asıl sorgulanması, asıl ele alınması ve YTSO’nun kent gündem panelleri adı altında başlattığı bir dizi beyin fırtınasında öncelikli olarak irdelenmesi gereken konu bu. Yoksa, başlı başına bir sektörde ne olup bittiği elbette önemli, ancak sadece o sektörden sebeplenen, o sektörden geçinen insanlar için önemli. Babadan-dededen kalma belli bir birikimi olan için bugün itibarıyla ciddi sıkıntılar yaşanmıyor olabilir belki. Devletten maaşı garanti olan ciddi bir memur potansiyelimiz var, o insanlar da her şartta maaşını aldığından, az ya da çok, bir biçimde evini geçindiriyor, gününü kurtarıyor olabilir. Ancak, Yalova’da çok ciddi bir işsizlik sorunu var, kayıt altına alınmayan, kağıt üzerinde gözükmeyen ciddi bir sıkıntı yaşanıyor. Buna ilaveten küçük ve orta ölçekli esnaf-sanatkarın, kendi yağıyla kavrulan tüccarın sorunları diz boyu.

Yalova, bir taraftan yeni yatırımları kovalarken, başlatılan yatırımların sonuçlanmasını beklerken, bir taraftan da elindeki sınırlı kaynağın şehir dışına hatta yurt dışına kaçmasını önleyecek tedbirleri konuşmalı, tartışmalı ve bir sonuca ulaştırmalı. Bizler ÖZDİLEK ve KİPA konusunda belli eleştiriler getirirken bu günleri görerek konuşmuştuk, yazıp-çizmiştik. Yalova’nın bir Kocaeli, bir Bursa olmadığını bildiğimiz için, Yalova’nın sektörel dağılımının şehrin burnunun dibinde böylesi firmaları kaldıramayacağını, bugün itibarıyla, bugünün şartlarında kaldıramayacağını gördüğümüz için isyan etmiştik. Her iki alışveriş merkezi, hatta daha fazlası, sanayide, turizmde, üniversitede gelişmesini tamamlamış bir Yalova için elbette önemli ve ihtiyaç. Ama bugün değil; zamanlama çok yanlış oldu. Ne diyelim, hani meşhur sözde olduğu gibi, ATI ALAN ÜSKÜDAR’I GEÇTİKTEN SONRA!.

……………………….

Yalova şehri, ‘Yalova umurunda olmayan’ insanlarca yönetilmeseydi bugünkü açmazı yaşıyor olmayacaktık. Ne diyor belediye başkanı: “KOLU TESLİM ETMEZSEK VÜCUT KANGREN OLACAK!” Bir yığın borç. Bugünün ekonomisinde ve bankacılık şartlarında, borcun miktarı kadar, bankalara taahhüt edilen faiz ödemelerinin oranı ve miktarı da çok ilginç. Adama sorarlar, ‘Ne yaptın, yeni bir şehir mi imar ettin de bu kadar borç yükünü bu halkın üzerine kambur olarak bıraktın!’ diye. Bilmiyorum, sokakta soran var mıdır ya da devletin müfettişleri bu işlerin hesabını soracak mıdır sormayacak mıdır? Şimdi başkana diyoruz ki: Orayı satma, burayı satma.. İyi-güzel de; bu faiz sarmalı, bu borç batağı, bir şeyleri gözden çıkarmadan, radikal kararlar almadan nasıl ortadan kalkar; buna bir çözüm getiren, fikir üreten, alternatif geliştiren var mı? Bu gerçeklerden hareketle, Yalovaspor tesislerinin bulunduğu ve satışa çıkarılması kararlaştırılan alan, altını çizerek söylüyorum, hiçbir kişi ya da firmaya peşkeş çekilmemek ve birtakım insanlara haksız rant kapısı yapılmamak koşuluyla, en uygun, en rantabl şekilde değerlendirilebilir, bunda bir sakınca yok. Yeter ki bir değerimizi kaybederken, bir batağın da önüne geçmiş olalım, borç illetinden kurtulalım. Sayın Koçal, 5 yıllık bir aradan sonra, bildiğimiz gayet zor şartlar altında, olmayan bir partiden, adeta küllerinden yeniden doğarak bu şehre ikinci kez belediye başkanı oldu. Artık bu saatten sonra etrafındaki birtakım küçük hesaplar peşinde koşan insanlara ulufe dağıtır gibi bir yaklaşım içerisinde olacağına inanmıyoruz, bilerek-isteyerek bir yanlışın içerisine düşebileceğine ihtimal vermiyoruz, vermek istemiyoruz. Dolayısı ile, hesabı-kitabı iyi yapılmak, kamu menfaati korunup-kollanmak, hem Yalovaspor’un kurtuluşunun önünü açmak, hem de Yalova belediyesinin borç batağından çıkışına vesile olmak kaydı şartı ile bu satış yapılabilir. Aslında yapılabilir az kalır; YAPILMALIDIR diyoruz..


defa okundu.
08.03.2010





Copyright © HABERCİ GAZETESİ

İsmet Acar Caddesi 40/A Yalova | Telefon 0.226 814 13 32 - Fax: 0.226 811 03 00
habercigazetesi77@gmail.com